İstanbul Denge Gazetesi
Murat Kudret
Murat Kudret

BİR DÖNEMİN ACI BİLANÇOSU

BİR DÖNEMİN ACI BİLANÇOSU
Bu haber 28 Haziran 2021 - 14:34 'de eklendi. 488 kez görüntülendi.

“Yeni Türkiye” söylemiyle geldiler. Askeri vesayete son verecekler, elitlerin hakimiyetini sonlandıracaklar, ileri demokrasiyi kuracaklar, Türkiye ekonomisini en büyük on ekonomiden biri haline getireceklerdi.

AKP, bir siyasi ve ekonomik kriz ikliminde iktidara geldi. Ekonomik krizden çıkışa denk gelmesinden dolayı göreli bir rahatlama yaşanmasını da arkasına alarak iktidarını sağlamlaştırdı. Diğer taraftan, her başarısızlığı askeri vesayete bağladı, daha fazla iktidar talep etti. İki konuda yol ayrımı burada başladı: İlki, demokratik değerler yerleşmezse her vesayetin sonunun başka bir vesayet olacağı bilinen bir şey olmasına rağmen bir iktidar savaşına girişildi ve Ergenekon – Balyoz operasyonlarına giden yol döşendi. İkincisi, ekonomik krizden çıkış sonucunda gerçekleşen göreli büyüme ve sermaye akışı inşaata harcanırken sosyal yardım adı altında vatandaşa dilencilik reva görüldü. Sanayi yatırımı ve marka değeri yüksek ürünlerin üretimi yerine para, geri dönüşü olmayan betona gömüldü ve yeni bir krizin kapıları aralandı. İstihdam yaratacak, üretim sağlayacak bir model arayışına girilmedi. Tam tersine, mevcut fabrikalar ya kapatıldı ya da satıldı, tarım yıkıma sürüklendi. Vatandaş da üç kuruş yardım alabilmek için devlet kurumlarının kapılarını aşındırmaya başladı.
Çarpık siyasi ittifaklar iktidarın kendisini vurdu ve bir darbe girişimiyle sonuçlandı. Bu, mutlak şekilde demokrasiyi inşa etmenin gerekliliğini ortaya koyarken bu sefer başka bir ittifakın içine girildi. Buradaki tek amaç iktidarın elde tutulması oldu. Siyaset fiilen askıya alındı, memleketin yarısı terörist ilan edildi, gazeteciler hala hapiste. Hukuk askıya alındı, iktidar ülkeyi maceradan maceraya sürükleyip uçurumun kenarında tutuyor.

Ustalık döneminin ekonomisi siyasetinden beter. Bütün devlet ihaleleri, tek bir işçi çalıştırmayan, bütün işleri taşeronlara havale eden beş şirkete gidiyor. Ülkenin kaynaklarını pervasızca sömürüyorlar. Milyarlarca liralık vergi borçları bir kalemde siliniyor, devletin bütün imkanlarını da tepe tepe kullanıyorlar. Hala nereye gittiği belli olmayan 128 milyar dolar ve bir bakan ve yüksek faize rağmen düşmeyen dolar da cabası.

Artık bu dönemin sonuna geldiğimiz çok açık. Tarihte eşi benzeri görülmemiş bir yozlaşmanın içinde olduğumuzu düşünürken, bir mafya babası içerideki hesaplaşmanın bir parçası olarak bütün kirli ilişkileri ortalığa döküverdi. Söyledikleri bildiklerinin çok küçük bir parçası olmasına rağmen bizi nasıl bir bataklığa gömdüklerini anlamamıza yetiyor. Anlıyoruz ki, devlet – mafya işbirliğinin ötesinde bir sistemle karşı karşıyayız. Şantajla ele geçirilen medya kuruluşları, Suriye’deki terör örgütlerine gönderilen silahlar, Avrupa’daki örgütlere gönderilen paralar, mafyadan düzenli şekilde para alan siyasetçiler, devletin gücünü kullanarak marinalara çöken eski bürokratlar, devlet bankalarından astronomik miktarlarda kredi çeken ve ödemeyen sermaye grupları.

Dönem sonunun özeti budur. Devlet içindeki çarpık ilişkilerin yolu aynı saraya çıkıyor. Artık bütün devleti neden tek bir kişiye teslim etmememiz gerektiğini öğrendik. Kuvvetler ayrılığının önemini kavradık. Yargının neden bağımsız olması gerektiğini biliyoruz. Liyakatın, üretim ekonomisinin önemini biliyoruz. Her şeyden önce Mustafa Kemal’in “Yurtta sulh cihanda sulh” derken neyi anlattığını kavrıyoruz. Bu nedenle acil bir erken seçim istiyoruz, her şeye baştan başlamak için.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA