İstanbul Denge Gazetesi

‘ÖRGÜTÜN HEYECANINI GERİ GETİRECEĞİM’

‘ÖRGÜTÜN HEYECANINI GERİ GETİRECEĞİM’
Bu haber 05 Aralık 2019 - 10:07 'de eklendi. 746 kez görüntülendi.

CHP’de ilçe ve il kongreleri yaklaşırken, Beylikdüzü’nde dikkat çekici adaylar göze çarpıyor. Biri eski meclis üyesi diğeri eski ilçe sekreteri.. İlçe Başkanı Taşkın Özer ile birlikte yönetimde çalışmış, Özer ile mazilerinde dost olan Ali Dalgın adaylığını açıkladı. Geçmişte yönetime ve mevcut belediye başkanlarına sert açıklamaları bulunan Dalgın, paylaşımları için, ‘Bir partili olarak örgütümüzün çıkarlarını düşünmek görevimdir. Eleştirilerimi de partili olarak yaptım, hepsinin arkasındayım, kimseye hakaret etmedim, eksiklik neyse onu söyledim yine söylerim’ dedi.

Üniversite, askerlik, staj, spor arkadaşları, Beylikdüzü CHP’nin iki neferi Ali Dalgın ile mevcut İlçe Başkanı Taşkın Özer seçimlerde rakip oldu. Mazilerinde iki yol arkadaşı olan ancak son dönemde aralarına kara kedilerin girdiği ikiliden Ali Dalgın ile yaptığımız söyleşide neden aday olduğu, ilçede nelerden rahatsız olduğu ve en önemlisi geçmişte Ekrem İmamoğlu, Mehmet Murat Çalık ve Taşkın Özer’e karşı sert paylaşımları konuştuk. Yazdıklarının arkasında durduğunu ancak farklı anlaşıldığını söyleyen Dalgın, merak edilen tüm soruları cevapladı.. İşte o röportaj;

NEDEN ADAY OLDUNUZ?

-Serbest avukat olarak çalışmaktayım partinin çeşitli kademelerinde bulundum. Bundan önceki iki yönetimde de vardım. Bazı uyuşmazlıklar nedeniyle istifa etmiştim yaklaşık 1 buçuk sene önce. Cumhuriyet Halk Partisi demokratik, çoğulcu  ve katılımcı bir parti. Biz burada hiçbir zaman tek adayın yarışması, tek adayın seçime girmesine, tek adayın partinin üzerinde hakimiyet kurmasına her zaman karşı çıkmış bir partiyiz. Demokrasinin çoğulcu bir rejimle anca heyecan kazanacağına inandığımız için burada örgütün partiden uzaklaştığını, örgütün parti ve yöneticiler tarafından yalnızlaştırıldığını, örgütün aidiyet duygusunun yitirildiği kanısına vardık. Dolayısıyla asıl aday olmamızın sebebi örgüt ile partinin arasındaki ilişkileri kuvvetlendirmek. Demokratik yapıyı burada uygulamak.

İBB ve ilçe belediyesini kazandırmak CHP Beylikdüzü İlçe teşkilatını başarılı yapmaz mı?

-Başarı kıstası kişiye göre değişir. Başarıya genel seçim olarak bakarım. Yerel seçimlerde dinamikler çok farklıdır. Yerel seçimlerde oy oranımız son seçimde 61,burada iyi parti ve Hdp’nin de desteği oldu. Ak Parti’nin içinde de adayımıza teveccüh gösterenlerde oldu çalışmalarından dolayı ve Ekrem beyinde rüzgarı vardı. Yerel seçimlerde Ekrem bey 51 almıştır şu anda 61’e çıkarmışızdır. Fakat genel seçimlerde %35’deyiz. Biz doğal olarak CHP olarak burada iktidar değiliz. Genel seçimlerde burada 2.sıradayız ve benim için başarı genel seçimdir. Biz ne zaman ki %50’nin üzerine çıkarız, bana göre ilçe o zaman başarılıdır.

-Bir ilçe başkanı genel seçimdeki oyu nasıl yükseltir?

Bunu seçim süreci diye değerlendirmemek lazım. Siz örgütle iç içe olursanız ve karar mekanizmalarında ön seçim yaparsanız, milletvekili adaylarını ön seçimle belirlerseniz, örgütü içine katarsanız örgüt burada sahip çıkar. Sahip çıkan bir örgütte çalışır. Genel seçim ve yerel seçimlerde ki çalışmaları göz önüne getirelim; meclis üyesi adayları, aday adaylarının ve mahalle temsilcilerinin çalışmalarında genel seçimlerde bir terk edilmişlik var. Genel seçimde olsa da olur olmasa da olur, bu sistem kendi kendine yürütülüyor diye bakılıyor. Yerel seçimlerdeki efor ve çabayı genel seçimlerde göremiyoruz. Genel seçimlerde tabii ki adaylar önemli ama çoğu insan kaçıncı sırada kendi bölgesinde kimin aday olduğunu bile bilmez. İlçe yönetimi örgütün üzerinde hakimiyet kurarsa, örgütle ilçe yönetimi arasında koordineli bir durum söz konusu olursa, örgüt o heyecanı tekrar kazanırsa genel seçimlerde bu ivmeyi kazanacağımıza inanıyorum.

-Aday oldunuz kazandınız ve genel seçimde oy oranı düştü…Başarısız oldum der misiniz?

-Tabi, benim için koltuk hiç bir zaman önemli değil. Ben seçim olmasa da örgütün beni istemediğini anlarsam istifamı veririm. Derdimiz CHP’nin daha iyi noktalara gelmesi. Burada önemli olan altyapıyı iyi oluşturabilmek ve örgütün o heyecanını tekrar getirmek. 7 bin 800 üyemiz var, ulaşabildiğimiz üyemiz 3 bin. Biz aramalarımıza o kadar ısrara rağmen 2 bin kişi gelmedi.

İmamoğlu Beylikdüzü’nde büyük bir başarı yakalayarak seçimi aldı. Bir dönem ilçe başkanlığı yaptıktan sonra hemen İBB’ye geçmek orayı da 800 bin oyla kazanmak. Siz o zaman seçim sürecinde ‘Biz inandık yandık, siz yanmayın’ paylaşımı yapmıştınız. Şimdi Ekrem İmamoğlu’ndan oy istiyorsunuz? Bunun tam olarak sebebi nedir?

-Bu tarz şeylerle daha önceden örgüt içinde karşılaştık. Ben hiç bir zaman ne onun ne bunun adamı oldum ne de şahıslara karşı çıktım. Ben her zaman uygulamalara karşı çıktım. Yanlış uygulamalara karşı. Bir insan dört dörtlük değildir. Bir insanın yaptığı 100 şeyin 100’ü de dorğu olacak diye bir şey yoktur. İlla ki hataları olur. Biz Ekrem Beyin döneminde hemen hemen iki dönem birlikte çalıştık. Beraber özel paylaşımlarımız olmuştur, sohbetlerimiz olmuştur. Yine kendisi İBB Başkanımız olmuştur o makamdadır. Yine ben seçim dönemi çalışmışımdır okullarda, ilçe seçim kurullarına da gitmişimdir Arnavutköy’e, Beylikdüzü İlçe Seçim Kurulu’na da gitmişimdir.  Bu partimiz için gerekli çabayı zaten sarf etmişizdir. Ben orada şunu söylemeye çalıştım, ben karnımdan konuşmayı sevmem. Bir hata varsa ortada bir sıkıntı varsa bunu doğrudan dile getirme taraftarıyım ben. Beylikdüzü Belediyesi’nde 24 müdürlüğümüz vardı, örgütümüz içinden kaç tane müdürümüz var. Çok merak ediyorum, bunu örgütte biliyor. Fen İşleri Müdürümüz veya Destek Hizmetler Müdürü veya başka birimler, 5 yıl oldu sonuçta. Buna dikkat çekmek istemiştim. Dolayısıyla bunu görüp Büyükşehir’de de mi böyle olacak diye serzenişte bulunmuştum.

Yani siz partili olarak mı eleştirdiğini söylüyorsunuz?

Tabii ki, ben her zaman Cumhuriyet Halk Partili olarak bakarım. Şahıslar gelip geçicidir. Bugün buradasın yarın başka yerdesindir. Kimleri gördük, kimler geldi geçti. Burada önemli olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütüne sahip çıkılması. Örgüte değer verilmesi. Biz burada büyük bir seçim kazandık, bu büyük bir başarıydı Ekrem Bey’in önderliğinde, bunun akabinde  yerel seçimlerde aday oldu ve 800 bin oy fark attı, bunlar büyük başarılardır. Tabi bunu sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin tabanına da yaymamak lazım. HDP’nin ve İYİ Parti’nin, MHP’nin ve hatta AK Partili seçmeninde teveccühü oldu, Ekrem Bey’in kendi şahsında. Başarılı olması, ‘Biz geçmişi unutalım, yanlış yaptığı şeyleri görmemezlikten gelelim‘ demek benim parti anlayışıma ve etik anlayışıma aykırı. ‘Ben doğru bir şey yaptım diye benim yanlışlarımı kapatalım‘ böyle bir anlayış yok.

Ben orada, partimizin seçim sonrası gerekli kıymeti görmediğini söylemek istiyorum. Çünkü bunu toplantılarımızda da söylüyorum. Bir ilçe belediyesini kazandık, 24 müdürlüğümüz var. Bu 24 müdürlükte kaç tane partiden gelen insan müdürlük yapıyor veya kaç tane insanımız var.  5 sene oldu. İsim isim çıkarılsın bakalım, görelim.

Bir paylaşımınızda da mevcut belediye başkanını eleştirmiştiniz, partili olmadığı gerekçesi ile. Aday olabilmesi için bir kişinin illa parti kökenli mi olması gerekiyor?

Evet, parti kökenli olması gerekiyor. Neden; partiler ideolojik olan kuruluşlardır, ideolojik olan derneklerdir bakıldığı zaman. Cumhuriyet Halk Partisi kitlesel bir partidir. Lidere dayalı bir parti değildir. DSP gibi, yada Anavatan gibi, Refah Partisi gibi, DYP gibi değildir. Onların liderlerinin vefatı sonrasında partiler eridi gitti zaten. İdeolojik bir alt yapısı olmadan ya da partiyi benimsemeden insanların aday gösterilmesine her zaman karşı çıkmışımdır. Bu şahısla ilgili bir sıkıntı değildir zaten bu sistematik bir sıkıntıdır. Ben seçimlerde de söyledim zaten; benim doğal belediye başkan adayım ilçe başkanıdır.

Taşkın Özer mi olmalıydı?

Tabii ki de, benim gönlümden geçen de oydu ve her yerde de söyledim. Taşkın Özer özelinde de değil. Ben buna örgütün karar vermesi gerektiğini düşünüyorum. Mehmet Murat Çalık Bey seçildi, bizim başkanımızdır şu anda kendisine saygı duyarım ve kendisi ile ilgili herhangi kötü bir kelime de kullanmamıştım. Ben sadece, sistematik olarak örgütçülüğün bunu gerektirdiği kanaatindeydim.

‘Aday konusunda örgüte dayatma yapıldı’

-Madem böyle düşünüyorsunuz, yıllardır partili bir olarak parti geçmişi olmayan Mehmet Murat Çalık’tan oy istemek zorunuza gitmiyor mu?

‘Mehmet Murat Çalık özelinde değil, iyi bir yöneticidir, güzel şeylerde yapıyor bunu samimi söylüyorum.  Şehir plancısıdır, Beylikdüzü’nün oluşumunda gerçekten büyük bir katkısı olmuştur. Ama bunlar bir partinin adayı olması için yeterli olmaması lazım. İdeolojik bir kökeni olması lazım. Örgütçülük yapısı olsun ki kadronuzu ona göre oluşturabilesiniz. Seçimde örgüte dayatma yapıldı. Ön seçim olmalıydı’

‘Yok neden gitsin ki. Biz kendisine de gideceğiz, projelerimizi anlatacağız. Aksine ben şunu söylemek istiyorum, gönlü Cumhuriyet Halk Partisi’ndedir zerre kadar şüphem yok. Ancak, belki siyasi bir oluşumun içinde yer almak istememiştir, siyaset üstü olarak görmüştür kendini, belki o nedenle aday olmamıştır. Ona saygı duyarım ona bir şey diyemem. Benim karşı çıktığım bu kararın sistematik olması gerekiyordu. Örgüte sorularak alınması gerekiyordu. Zamanında Nurettin Sözen tek aday olmasına rağmen ön seçim yaptı, Karayalçın ön seçim yaptı. Ön seçim güzel bir şeydir, örgüte fikrinin sorulması motive eder, örgütü hareketli tutar. Benim neden zoruma gitsin, benim şuan Beylikdüzü Belediye Başkanım Mehmet Murat Çalık’tır. Kendisine saygım sonsuz, bunu siyaset olarak söylemiyorum. Çünkü biliyorum ki orada yapılan güzel şeyler benim partime oy olarak döner. Cumhuriyet Halk Partisi belediyesi olarak görünüyor. Nasıl bizim yapacağımız iyi şeyler oraya yansıyorsa, oranın yapacağı güzel şeylerde bize yansır. Kendisi ile konuşurum.

Görüşme talep ettiniz mi?

Ettim, haber bekliyorum kendisinden, yoğunluk vardı bu aralar. İl dışına gitti. Ben herkesle görüşürüm. Kendisinden oy isterken kuru kuruya istemek olmaz. Yönetimimizi tanıştırırız. Yönetimimizi söyleriz, liyakatımızı ortaya koyarız. Hedeflerimizi anlatırız, tabii ki herkesin bir oyu var, destek vermesini çok isterim. Güzel şeyler yapacağımıza inanırsa, destek vereceğine de inanıyorum.

Delegeler, ilçe belediyesini %61 ile kazandıran, İBB’yi kazananı ilçesinden çıkartan bir ilçe yönetimini değil de neden size oy versin ?

Böyle bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Algı şu; Ekrem Bey mevcut yönetimi destekliyor. Sistem değişmesin, işte Murat Çalık mevcut yönetimi destekliyor. Biz insanlara zorluk yaşatmak veya köstek olmak için değil aksine örgütün gücünü onlara göstererek daha başarılı olmak için geliyoruz. O mekanizmalar tamamen Ekrem İmamoğlu’nun kendi liderlik vasfından kaynaklanıyordur. Şunu diyemeyiz, ilçe müthiş. O zaman genel seçimlerde de görelim, biz Ekrem Bey’i kenara koyduğumuz zaman oyumuz yüzde 35’e düşüyor genel seçimde. Biz genel seçimde oyumuzu arttırırsak ben o zaman başarılı görürüm. Delege üzerinde böyle bir algı oluşmasın, biz insanlara geldiğimizde zorluk yaşatacağız Ekrem Bey zarar görecek, Mehmet Çalık zarar görecek, böyle bir durum söz konusu değil. Biz örgütün gücünü onlara daha da fazla hissettireceğiz hem meclis üyeleri bazında hem ilçe yönetimi bazında. Biz diyoruz her seçim çarşaf liste olacak. Mahalle yönetiminde partili kendi yönetimini kendi belirlerse katılımcı olurlar, aidiyet duygusu da artar, daha çok destek verirler. Gönlüm şuna el vermiyor, Ben Ekrem Bey’e de söyledim, ilçe başkanına da söyledim.

İlk dönemi gözümün önüne getiriyorum, 2014 – 15 açılışları 300 – 400 kişiyle yaptık, her açılışı. Şimdi açılışları görüyoruz.. Geçen bir kadına şiddet yürüyüşü oldu düşünün; ilçe başkanı çıktı, kadın kolları orada belediye başkanımız orada, toplasanız 100 kişi yok. Bu örgütün başarısızlığıdır. Bu güzel bir şey mi? İktidar olduğunuz ilçede kadın kollarınız, ilçe başkanınız, belediye başkanınız oraya destek oluyor, arkasında 100 kişi var belki 100 kişi bile yok. Burada bir kopukluk oldu. Delege seçimi oldu örgütün belki yüzde 20’si katıldı. Demek ki bir yerlerde bir sorun var bizim bunu çözmemiz lazım. 61’i 71 yapalım, 35’i 50 yapalım.

Saraya giden CHP’li tartışmalarına yorum;

Biz şu an yerel siyaseti konuşuyoruz. Bir olay meydana geldiği zaman olayın sonucunda en çok nemalanana bakmak lazım. Bu işten en çok faydayı kim görür? Partinin özellikle medya önünde iç parti hesaplaşmalarını yapması doğru şeyler değil. Bunlar oturulur konuşulur ve bir sıkıntı yaratacağını düşünmüyorum. Bunların düzeleceğini düşünüyorum. Bunlar bir geçiş aşamasında CHP üzerinde oynanan bir oyun olarak görüyorum. Genel başkanın ağzından çıkacak “Ben CHP’li herhangi bir üyenin saraya çıkıp bu konuyla ilgili konuşacağına inanmıyorum” sözü aslında yeterdi.

Evvelden beri dost olan ikili şu an rakip;

Yolları öğrenim hayatında kesişen Taşkın Özer ve Ali Dalgın, askerliği hem acemi birliğinde hem de usta birliğinde de birlikte yaptı. Aynı zamanda meslektaş olan ikili, asker sonrası stajlarını da aynı yerde yaptı. Sık sık karşılaşmaları ile aralarında sıkı bir bağ oluştu. Beylikdüzü’nde siyaset hayatına atılan Taşkın Özer’le siyasi ilişkisini ise şöyle anlatıyor Dalgın; ‘Ben Bahçelievler’de yaşarken, Beylikdüzü’nde Taşkın’ın siyasi paylaşımlarını gördüm, ‘Nasıl destek olabilirim?’ dedim. O da sonra beni partide hukuk komisyonuna davet etti, orada katkı verdim, zaten çok önceden beri CHP’deydim. Sonraki yıllarda Taşkın’la görüştük ilçe yönetimine aday olacağını söyledi, yönetimde seni de görmek isterim var mısın dedi? Ben de, ‘Sana güvenim sonsuz sen varsan varım’ dedim. Daha sonra farklı şeyler düşündüğümüze karar verdim ve istifa ettim. Yoldaşlıkla biat etmeyi hiç bir zaman karıştırmamak lazım’

‘Futbol sahasında da birlikteydik. Beraber şampiyonluğumuz var. Sağ bektir kendisi. İyi de bir oyuncudur. Çok sert bir sağ bekti, adam geçirmezdi.

ALİ DALGIN KİMDİR?

Beylikdüzü’ne 10 sene önce yerleşti. Evli 2 çocuk babası. Mesleği avukat. İzmir’de başlayan parti yolculuğu Beylikdüzü’nde aktif olarak devam etmekte. Geçmiş dönemde ilçe yönetiminde görev yaptı. Memleketi Tunceli.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA